Yumurtalıkta kist ameliyatı

 Yumurtalıkta kist ameliyatının amacı bir yumurtalıkta veya her iki yumurtalıkta çıkan kistleri almaktır.Bu ameliyat laparoskopi ile yapılır.Laparoskopi ameliyatı açık ameliyata göre daha kısa süre içinde iyileşmeyi sağlar ve fazla veya büyük kesi yapılmasına gerek yoktur.


Yumurtalıkta kist ameliyatı nasıl yapılır?

Önce göbeğin hemen altında küçük veya çok ince bir kesi yapılır.Bu kesiden laparoskopi denilen ucuna kamera bağlı ince tüp karna sokulur.Daha sonra organları daha iyi görmek için karna karbondioksit gazı pompalanır ve kistlerin yeri tam olarak tespit edilir.Kistlerin yeri tam tespit edildikten sonra karında biraz daha büyük bir veya iki kesi daha yapılır.Ve gerekli özel araçlarla kistler alınır.

Yumurtalıkta kist ameliyatı hangi durumlarda yapılır?
-Kistlerin kanser şüphesi taşıması,ne kadar genç olursanız kanser olma riski de o kadar azdır.

-Kistin veya kistlerin çok büyük olması

-Kistin sıvı yerine başka katı maddeler içermesi

-Şiddetli ağrıya neden olması

Yumurtalıkta kist ameliyatının riskleri nelerdir?

Hiçbir ameliyat risksiz değildir.Laparoskopi veya kist ameliyatı çok nadir de olsa bazı risklere neden olabilir:

-Enfeksiyon

-Kanama

-Kist alındıktan sonra tekrar çıkması

-Kısırlık

-Kan pıhtılaşması

-Diğer organların zarar görmesi

Alttaki faktörler risklerin daha da artmasına neden olabilir:

-Sigara içmek

-Alkol almak

-Diyabet veya obezite gibi kronik hastalıklar

-Bazı ilaçlar almak

Eğer bunlardan biriyseniz ameliyattan önce doktorunuzla konuşabilirsiniz.

Ameliyattan önce yapılması gerekenler

-Fiziksel muayene

-Kullandığınız ilaçların değerlendirmesi

-Kan ve idrar testi

-Ultrasona girmek

İlaçlarınız hakkında doktorunuzla konuşun.Ameliyattan bir hafta önce doktorunuza kullandığınız ilaçları durdurmanızı isteyebilir.Ameliyatta 8 saat kaldığında herhangi bir yiyecek veya içecek almayın.

Ameliyattan hemen önce
-Genel anestezi : Serum yardımıyla size genel anestezi verilerek ağrının önlenmesi ve ameliyat sırasında uykuya dalmanız sağlanır.

-Lokal anestezi:Sadece kesi yapılacak bölgenin uyuşması için iğne ile verilir.

Ameliyattan hemen sonra

Kist ameliyatından siz iyileşirken size bazı serum ve ilaçlar verilir.

Yumurtalıkta kist ameliyatı ne kadar sürer?

Yumurtalıkta kist ameliyatı genellikle 1-2 saat sürer.

Yumurtalıkta kist ameliyatı ağrı yapar mı?

Ameliyattan sonra ağrı olur,bunun için size bazı ağrı kesiciler verilir.

Ameliyat olduktan sonra hastanede ne kadar kalmalıyım?

Hastanede bir gece yatmanız istenebilir veya aynı gün eve gönderilebilirsiniz.

Hangi durumlarda doktoruma haber vermeliyim?

Eğer hastaneden ayrıldıktan sonra alttaki belirtiler fark ederseniz,doktorunuza haber verin:

-Yüksek ateş ve titreme gibi enfeksiyon belirtileri

-Kesi bölgesinde şişme,kızarma,artan ağrı veya şiddetli kanama

-İlaçlarla kontrol altına alınamayan ağrı

-Vajinada artan kanama veya akıntı

-Öksürük,nefes darlığı ve göğüs ağrısı

-Mide bulantısı veya kusma nedeniyle ilaçlarınızı alamıyorsanız

-Baş ağrısı,kas ağrısı,baş dönmesi veya diğer bazı problemler

-Kabızlık ve karında şişlik

-İdrar yapmakta zorlanmak

-Her iki bacakta ağrı veya şişlik

    Hamilelikte göğüste meydana gelen değişiklikler

     Hamilelikte memede değişiklikler genellikle hamile kaldıktan birkaç hafta son ortaya çıkar,göğüs değişikliği gebeliğin ilk belirtileri arasında yer alır.Hamile kaldığınızda memede alttaki değişiklikler genellikle meydana gelir:


    -Göğüslerde ağrı

    -Göğüs büyümesi

    -Göğüste bazı damarların gözükmesi

    -Göğüs ucunda oluşan değişiklikler

    -Göğüste çok küçük yumru veya kitleler

    -Memeden sıvı veya süt gelmesi

    Gebelikte göğüste meydana gelen değişiklikler

    1-Göğüs ağrısı


    Gebeliğin ilk haftalarında göğüste ağrı veya hassasiyet biraz şiddetli olabilir,bu ağrı genellikle adetten hemen önce oluşan göğüs ağrısına benzer.Fakat biraz daha şiddetli olabilir.Hamilelikte göğüs ağrısının temel nedeni artan östrojen ve progesteron seviyesidir.Eğer dar sütyen giymişseniz ağrı daha da şiddetli olabilir.Gebelikte memede veya göğüste ağrı genellikle ilk üç aydan sonra hafifler veya tamamen yok olur,fakat son üç ayda artan göğüs ağırlığı nedeniyle ağrı biraz da olsa geri dönebilir.

    2-Göğüslerde büyüme

    gebelikte memede diğer bir değişiklik göğüs büyümesi veya göğüslerde şişmedir.Hamile kaldıktan altı hafta sonra göğüslerde büyüme olduğunu veya göğüslerin ağırlaştığını fark edebilirsiniz.Fakat doğuma yakın zamanda göğüslerin çok daha büyüdüğünü göreceksiniz.Gebelikte göğüsler sürekli büyüdüğü için büyük ihtimalle her 2-3 ayda bir daha geniş sütyen almak zorunda kalabilirsiniz.Ayrıca pamuktan yapılmış ve kaliteli sütyenleri tercih etmek en iyisidir.

    3-Göğüslerde gözüken damarlar

    Doğuma yaklaştığınız zaman bebeğin ihtiyaçlarını karşılamak için kadın vücudunda kan miktarı yaklaşık olarak %50 oranında artmış olur.Gebelikte artan kan akışı veya kan hacmi kan damarlarının kolay bir şekilde gözükmesine neden olabilir,özellikle göğüslerde damarları daha kolay fark edebilirsiniz.Gebelik ilerledikçe bu belirti kendini daha da gösterecektir.Fakat bebeğiniz dünya geldikten kısa süre sonra gözüken damarlar kaybolur.

    4-Göğüs ucunda oluşan değişiklikler

    Gebelikte göğüs ucu ve çevresinde daha çok koyulaşma fark edebilirsiniz.Bu belirtiyi hamile kaldıktan sonra birkaç hafta içinde fark etmeniz mümkündür.Göğüs ucu kararmasının temel nedeni artan gebelik hormonlarıdır.Ayrıca göğüs ucu çevresinde küçük yumrular fark edebilirsiniz.Buna montgomery tüberkülleri denir.Bunları amacı bakterilerle savaşan yağ üretmektir.

    5-Memeden sıvı gelmesi

    Memeden sıvı gelmesi emzirme dönemi için hazırlık olur.Gebeliğin erken aylarında memeden sıvı artan progesteron ve östrojen nedeniyle gelir.Gebelikte memeden sıvı gelmesi oldukça normal bir durumdur ve bunun için endişe etmenize gerek yoktur.Gebeliğin 24.haftasından sonra memeden süt gelmesini fark edebilirsiniz,son haftalarda veya aylarda süt gelmesi daha çok olur.Eğer sıvı veya süt ile birlikte kan izlerini fark etmezseniz bunlar oldukça yaygın ve normaldir.

      En belirgin adet belirtileri

       Adet kanaması rahim astarının dökülmesi ile oluşur ve ay başında bu kan vücut tarafından vajinadan dışarı atılır.Adet belirtileri bazen hafif bazen de şiddetli olabiliyor.Adet sırasında ne olduğu hakkında bazı bilgilere sahip olmanız belirtilerle mücadele etmede size yardımcı olabilir.


      Genel adet belirtileri

      Her ay içinde rahim astarı gebeliğe hazırlık için kalınlaşmaya başlar,eğer gebelik olmazsa bu astar dökülür.Normal bir adet ayda bir görülür ve yaklaşık olarak 3-7 gün sürer.Hoş olmayan belirtilerden bir tanesi menstrual döngü ile ilişkilendirilen vajinal kanamadır.Alttaki listede adet belirtileri yer almaktadır.

      1-Karın krampları:Alt karın krampları genel bir durumdur ve şiddetli olabilir.Rahim büyük kas organlarından bir tanesidir ve astar dökümü sürecinde şiddetli kasılmalara neden olabilir.

      2-Göğüslerde hassasiyet:Hormonal dalgalanmalar göğüslerin şişmesine ve hassas olmasına neden olur.Meme dokuları hormonlara karşı çok hassastır ve ağrı oluşması normaldir.

      3-Ruhsal değişiklikler:Adet döneminden önce hormon seviyesi tavan yaparken,bir çok kadın sinirlilik,endişe,kızgınlık hatta ağlama hissine kapılabilir.

      4-Sivilce:Menstrual döngü sırasında dalgalanan hormonlar nedeniyle genç kadınlar sivilce patlamasına daha yatkındır.

      5-Ağrı:Adet dönemi ile ilgili bir çok ağrı sendromu vardır.Kas ve sırt ağrısı çok yaygındır.Bazı kadınlarda migren adet dönemlerinde oldukça şiddetli geçebiliyor.

      6-Yemek isteği:premenstrual ve menstrual fazda kadının tatlı ve yüksek kalorili yiyecekleri yeme isteği artar.Bazı kadınlarda da tuzlu yiyecekler ve meze gibi istekler ortaya çıkabilir.

      7-Diğer adet belirtileri aşırı yorgunluk ve günlük işleri hal etmek için isteksizlik içerir.Psikiyatrik bozukluklara sahip kadınlarda belirtilerde artış olabilir.

      -Pelvik basıncı:Bu rahim dolgunluğu ve pelvik damarlarının tıkanması ile meydana gelir.

      -Sırt ağrısı:Alt sırt adet döneminde ağrılı geçebilir ve kendini yorgun hissedebilir.Genel bir kas ağrısı olduğu söylenir.

      -Sıvı tutma:Hormonal değişiklikler şişkinlik ve sıvı tutma ile sonuçlanır.Parmak ve topuklarda şişkinlik daha yaygındır.

      -Baş ağrısı ve yorgunluk:Migren ve diğer baş ağrı çeşitleri adet döneminde genellikle alevlenir.Yorgunluk ve halsizlik adet öncesinde ve adet döneminde ortaya çıkar.

      -Konsantre olamamak:Zihinsel bozukluk bu dönem normaldir.Ruhsal değişiklikler ve işlerinize konsantre olma zorluğu menstrual döngü ile ilişkilendirilir.

      Premenstrüel sendrom(PMS)

      Buna   adet öncesi gerginlik sendromu da denir.Premenstrüel sendrom şiddeti kişiden kişiye değişen tatsız belirtiler topluluğudur.

      Premenstrüel sendromu nedenleri:Hormonal dalgalanmalar PMS'nin ana nedenidir.Ayrıca diyet ve hayat tarzı da rol oynar.Obez kadınlar diğer kadınlara göre hormonal problemlere daha yatkındır diyebiliriz.

      Premenstrüel sendromu belirtileri

      -Fiziksel belirtiler:Fiziksel belirtiler adetin hemen öncesinde meydana gelir ve adet dönemindeki belirtilere çok benzer.Yaklaşık olarak kadınların %75'i yorgunluk,karın ve pelvik krampları,sırt ve kas ağrısı gibi fiziksel belirtileri yaşar.Fiziksel belirtiler 20-30 yaşlarında zirve yaparken,daha sonra yaşla birlikte azalırlar.

      -Duygusal ve davranışsal belirtiler:Depresyon,kızgın olmak,yorgunluk ve konsantre bozukluğu yaygın belirtilerdir.Bunların çok şiddetli olanlarına premenstrüel disforik bozukluğu denir ve her ay zayıflatma belirtilerine neden olur.Premenstrüel disforik bozukluğu ile endişe,kendinizi umutsuz hissetme gibi hisler artar.

        Hamilelikte göğüs rengi

         Hamilelikte göğüs rengi nasıl değişir?


        Artan gebelik hormonları,östrojen ve progesteron, nedeniyle melanin üretimi vücutta artar.Melanin denilen hormon deride koyulaşmaya özellikle göğüs ve genital bölgede daha çok koyulaşmaya neden olur.Bu nedenle gebelikte göğüs rengi koyulaşır.

        Eğer göğüs ucu çevresinin (aerola) koyulaştığını veya göğüs ucunun büyüdüğünü fark ederseniz bu hamileliğin ilk belirtilerinden olabilir.

        Göğüs kararması hamile kaldıktan bir iki hafta sonra başlayabilir.Her kadın farklı olduğu için bazı kadınlarda çok daha geç olabilir.Göğüste meydana gelen bu kararma hamile kalmanın bir sonucudur ve endişe etmenize gerek yoktur.

        Eğer gerçekten hamile kaldıysanız göğüs kararması gebelik boyunca göğüslerde meydana gelen değişikliklerden bir tanesidir.Birçok gebelik belirtisi gibi göğüs koyulaşması veya göğüs kararması artan gebelik hormonları nedeniyle olur ve bu hormonlar göğüsleri emzirme dönemi için hazırlar.


        Aslında gebelikte göğüs rengi değiştiren hormonlar göğüslerde ağrı ,hassasiyet ve sıvı gelmesi gibi daha çok belirtiye neden olur.Göğüslerde ağrı ve hassasiyet genellikle hamile kaldıktan 6-7 hafta sonra başlar.

        Göğüs renginde koyulaşma veya kararma genellikle doğumdan aylar sonra geçer,ama çoğu kez eski haline tam olarak dönmez.Koyulaşma genellikle doğumdan sonra azalırken bazı kadınlarda ise kalıcı olabilir.Ayrıca bebeği çok emzirmek de koyulaşmanın daha geç gitmesine neden olabilir.

        Gebelikte göğüs renginde meydana gelen koyulaşma oldukça normaldir,fakat şiddetli ağrı veya kanama fark ederseniz doktorunuza başvurun çünkü özellikle kanama ciddi bir problemin belirtisi olabilir.

          Tüp bağlatmak zararlı mı?

           Dünyada yaklaşık olarak milyonlarca kadın bir doğum kontrol yöntemi olarak  tüplerini 1960'lardan beri bağlatmaktadır.Böylece oral doğum kontrollerinden sonra tüp bağlatma doğum kontrol metotları arasında ikinci sırada yer almaktadır.


          Tüplerinizi bağlatmadan önce tüp bağlatmanın dezavantajlarını sonradan pişman olmamak için iyi öğrenmeniz gerekir.

          Kısır olmanıza neden olur.

          Kendinizi kısırlaştırmadan önce çok iyi düşünmeniz gerekir.Kısırlaştırma sırasında,doktorunuz fallop tüplerinizi kapatır veya tıkar.Fallop tüpleri kapatmak bir kaç yoldan yapılabilir,bütün yollar kadının çalışan organlarına zarar verebilir.Bu yollardan bir tanesi tüpleri bağlayıp kesmektir-buna  tüp ligasyonu denir.Ayrıca fallop tüpleri elektrik akımı ile yakılarak da kapatılabilir.Bazen de fallop tüpleri bir halka veya kelepçe ile kapatılır.Fallop tüplerini kapatmak için tüplerin içine ek parçada sokulabilir.Fallop tüpünde bulunan dokular etrafı sarar ve fallop tüp kapanır.Bütün bu yolların amacı sizi kısırlaştırmaktır ve hamile kalmayı imkansız hale getirir.

          Tüp bağlatma kalıcıdır.

          Bazı doktorlarının söylediklerinin aksine ameliyat fallop tüplerini bağlatmak kalıcı bir durumdur.Fallop tüplerini yeniden açtırmayı denemek sadece pahalı değil,aynı zaman da her zaman başarılı olan bir durum değildir.Tüpler bazen açılabilir olmasına rağmen,bunun kesin bir garantisi yoktur.Bir çok kadın için geri dönüşüm imkansızdır,çünkü fallop tüpleri yeniden bağlamak için yeterli uzunlukta tüp yoktur.Bu yüzden eğer ilerde pişman olursanız veya yan etkileri sizi rahatsız ederse,artık geri dönüş çok çok zordur.

          Bu sizin kararınız olmalıdır.

          Tüp ligasyon yani tüp bağlatma kalıcı bir prosedürdür ve sadece bir kadın hazır olduğu ve artık çocuk istemediği zaman yaptırmalıdır.Bazen bunu yapmak zorunda kalıyorsunuz,çünkü partneriniz veya başkası size baskı uygulamaktadır.Bunu unutmayın,vücut sizin vücudunuzdur ve bu kararı siz seçmelisiniz,baskı gibi durumlarda polise başvurabilirsiniz.Bu nedenle tüplerinizi bağlatmadan önce gerçekten bunu istediğinizden emin olun.Eğer hazır değilseniz,uzun doğum kontrolü için başka metotlara başvurabilirsiniz.

          Ektopik(dış gebelik) ve tüpleri yeniden açtırmak

          Tüp bağlatmadan sonra ektopik gebelik nadir bir durum değildir,özellikle 30 yaşından önce kısırlaştırılan kadınlarda.Ektopik gebelik hamileliğin normal rahim yerine fallop tüplerinde gerçekleşmesidir.Bu durum bebeğin hayatına mal olduğu gibi,annenin hayatını da tehlikeye atar.Ve tekrarlayarak meydana gelebilir.Ektopik gebeliğin yanı sıra,tüpleriniz çözülebilir ve nadir de olsa rahimde gebelik meydana gelebilir.Tüpleri yeniden açtırmak çok nadir bir durumdur,fakat buna dair belgeler mevcuttur.Kısacası,kısırlaştırmanın garantisi yoktur,ve risk ciddidir.

          Gelecekte pişman olabilirsiniz.

          Geleceği kestiremezsiniz,ve ilerideki fikirleriniz şimdiki ile aynı olmayabilir bu neden çok büyük pişmanlıklar yaşayabilir hatta depresyona girebilirsiniz.Bu da hayatınızın alt üst olması için yeterli bir sebeptir.Kesin karar vermeden önce size tavsiyem diğer bazı doğum kontrol metotlarına başvurun.

          Yan etkiler

          Tüp bağlatmadan dolayı ortaya çıkan yan etkiler bazen yumuşak bazen de ciddi olabilir.Tüp bağlatma hormon dengesini bozabilir.Bazı doktorların inkar etmesine rağmen,post tüp sendromu meydana gelme olasılığı büyüktür.Post tüp sendromu tüp bağlatmadan dolayı çıkar ve hormonları etkilediği için sıcak basmalarına,endişeye,ruhsal bozukluklara,ağır adet periyotlarına,vajinal kuruluğa ve yorgunluğa neden olur.Kist  oluşumları da belirtilen durumlar arasındadır.En ciddi yan ve karışık yan etki fimbrias veya yumurtalık kaybıdır.

          Hala cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları kapabilirsiniz.

          Bunu aklınızda bulundurun,kısırlaştırma enfeksiyonlara karşı alınmış bir önlem değildir.Kendinizi ameliyatla kısırlaştırabilirsiniz,fakat halla AİDS veya diğer hastalıkları kapma riskiniz vardır.Bir çok kadın kondom veya doğum kontrol yöntemlerinden kaçınmak için tüplerini bağlatmaktadır,ama bu durum sizi enfeksiyonlara karşı korumaz.Kondom enfeksiyon kapmanızı önler.

          Kararınızı vermeden önce doktorunuzla riskleri ve tüp bağlatma hakkında olan endişelerinizi konuşup tartışın.Kısırlaştırma her daim bir anne için basit bir seçenek değildir.Herhangi bir karar vermeden önce partnerinizle ve doktorunuzla konuştuğunuzdan emin.

            Kürtaj veya düşük sonrası parça kalması zararları

             Kürtaj veya düşük sonrasında parça kalması durumunda iki tehlikeli durum söz konusudur.Bunlar enfeksiyon ve çok kanamadır.


            Enfeksiyon alttaki durumlar nedeniyle meydana gelebilir:

            -Düşük veya kürtajdan sonra rahimde parça veya doku kalması
            -Parça kalması durumunda kullanılan araç veya aletin temiz olmaması

            Düşükten veya kürtajdan sonra aşırı kanama alttaki durumlar nedeniyle olabilir:

            -Düşükten veya kürtajdan sonra rahimde parça veya embriyo dokularının kalması
            -Rahimin enfeksiyon kapması

            Eğer bir kadın aşırı kanama veya ciddi enfeksiyon ile karşılaşırsa şoka girebilir veya bu tehlikeli durum ölümle sonuçlanabilir.

            Rahimde parça kalması kanamanın ve enfeksiyonun genel nedenidir.Ve bu parçalar alınana kadar kanama ve enfeksiyon durmaz.

            Düşükten veya kürtajdan sonra enfeksiyon kapmanız durumunda yüksek ateş,vajinadan kötü kokular veya karın bölgesinde ağrı meydana gelebilir.

            Aşırı kanama durumunda ise her saatte en az bir ped değiştirmek zorunda kalacaksınız.Bu gibi durumlarda derhal doktorunuza başvurun.

            Rahimde kalan parçaları almak için manuel vakum,ilaç veya bu iki tedavi uygulanamazsa forsep ile rahimde kalan dokular alınır.

            Kürtaj veya düşükten sonra enfeksiyon kapmak

            Rahim enfeksiyonu oldukça zararlıdır.Enfeksiyon rahimde yaralanmaya yol aşabilir ve buradan kana sıçrayabilir.Enfeksiyonun kana sıçraması veya bulaşması durumunda şok hatta ölümle sonuçlanabilir.Kadınlar genellikle düşükten sonra temiz olmayan aletler ve rahimde parça veya doku kalması nedeniyle enfeksiyon kapar.Ayrıca düşükten veya kürtajdan sonra hemen ilişkiye girmek de enfeksiyon riskini büyük oranda artırır.Bu nedenle kürtajdan sonra 2 hafta boyunca ilişkiden uzak durun ve vajinaya herhangi bir şey sokmayın.

            kürtajdan veya düşükten sonra enfeksiyon kapmanız durumunda alttaki belirtiler olabilir:

            -Yüksek ateş
            -Titreme
            -Karında şişlik veya ağrı
            *Vajinadan kötü kokular
            -Kendini zayıf veya hasta hissetme

            Kürtaj veya düşükten sonra çok kanama

            Kürtaj veya düşükten sonra adet kanamasında biraz fazla kanama ilk 2-3 gün için normaldir.Bazı kadınlarda ise 2 haftaya kadar ufak kanamalar meydana gelebilir.Düşükten 2-3 gün sonra kanama kahverengi olmalı ve az miktarda olmalı.Fakat düşükten iki üç gün sonra kanama hala fazla ise ve açık kırmızı renginde ise kanama durdurulmalı.Aksi halde şoka girme veya ölümle sonuçlanabilir.

            Eğer rahim normal bir şekilde kasılmasa kanama durmayabilir.Veya rahimde parça kalması yada rahimin kürtaj sırasında yara alması durumunda çok fazla kanama olabilir.

              Hamilelikte idrar yolu enfeksiyonu bitkisel tedavi

               Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu oldukça yaygındır,ve eğer erken tedavi edilmezse bazı ciddi problemlere yani böbrek enfeksiyonu,erken doğum veya düşük kilolu bebek gibi komplikasyonlara neden olabilir.


              Gebelikte idrar yolu enfeksiyonu doğal yollarla nasıl tedavi edilir?

              Maalesef,gebelikte idrar yolu enfeksiyonu doğal yollarla tedavi edilemez.Gebelikte enfeksiyon hemen tedavi edilmesi gereken bir problemdir ve enfeksiyon durumunda hemen doktorunuza başvurmalısınız.Bazen de kendiliğinden geçebilir.

              Doktorunuza idrar yolu enfeksiyonu için size bazı antibiyotikler verecektir.Bu antibiyotikler gebelikte oldukça güvenlidir.

              Fakat doğal yollarla idrar yolu enfeksiyonunu önleyebilirsiniz.İşte gebelikte idrar yolu enfeksiyonu önlemek için atabileceğiniz bazı doğal adımlar:

              1-Bol bol su için.Bu idrar yoğunluğunu azaltır ve idrarda bulunan bakterilerin temizlenmesine yardımcı olur.

              2-İdrar torbasını tahriş eden içeceklerden kaçının.Kahve,alkol ve kafein veya sitrus suyu içeren diğer bazı içecekler idrar torbasında tahrişe neden olabilir ve aşırı idrarı devam ettirir.

              3-Tuvaletten sonra önden arkaya doğru temizleyin.Tuvaletten sonra tuvalet kağıdını kullanırken önden arkaya doğru temizleyin çünkü anüs bölgesinde bulunan bakteriler vajinaya bulaşabilir.

              4-İlişkiden sonra idrara çıkın.İlişkiden sonra idrar yoluna bulaşan bakterilerin dışarı atılması için bol bol su için ve idrara çıkın.

              5-Deodorant spreyler ve pudra gibi ürünler üretrada tahrişe ve idrar yolu enfeksiyonuna neden olabilir.Bu nedenle bazı ürünleri kullanmaktan kaçınmalısınız.

              6-Bazı kaynaklara göre günlük olarak saf ve şeker içermeyen kızılcık suyu içmek idrar yolu enfeksiyonunu önleyebilir çünkü kızılcık suyu muhtemel enfeksiyon karşıtı bazı özellikler içerir.Ne kadar ve sıklıkla kızılcık suyu içmeniz gerektiği tam olarak belli değil.Eğer kan inceltici ilaçlar alıyorsanız kızılcık suyu almamalısınız çünkü kanamaya neden olabilir.

              Yukarıda da belirtildiği gibi idrar yolu enfeksiyonu için bitkisel veya doğal bir tedavi yöntemi mevcut değildir,sadece idrar yolu enfeksiyonunu önlemek için bazı doğal yollara başvurabilirsiniz.Eğer alttaki belirtileri fark ederseniz hemen doktorunuza başvurun çünkü bu belirtiler idrar yolu enfeksiyonunun habercisi olabilir:

              -Karnın alt bölgesinde ağrı

              -Yüksek ateş

              -Titreme

              -Mide bulantısı ve kusma

              -İşeme sırasında ağrı veya yanma hissi

              -Sık ve acil idrara çıkma

              -İdrarın bulanık,kanlı veya kötü kokulu olması


              İdrar yolu enfeksiyonu nasıl teşhis edilir?

              Doktorunuz eğer enfeksiyondan şüphelenirse idrar örneği alır ve idrar örneği ile test yapar.İdrarda aşırı bakteri olup olmadığına bakılır.